YUSUF GÜNEY HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ

www.SinemaLanD.Com

YUSUF GUNEYLE EN SON RÖPORTAJ


Kendisini 'aşk adamı' olarak tanımlayan çiceği burnunda şarkıcı Yusuf Güney, evliliğe sıcak baktığını söyledi ve ekledi: Benimle aynı meslekten biriyle asla evlenmem. Evleneceğim kadının sanatçı olmasını istemem. Çünkü bence bir eve bir sanatçı yeter!..
'Aşk-ı Virane' isimli şarkıda Rafet El Roman'la birlikte düet yaparak şöhrete kavuşan Yusuf Guney, Londra'da şoförlük, pazarlamacılık ve kebapçılık işleriyle uğraştığını söylüyor. Hayatının Rafet El Roman ile tanıştıktan sonra farklı bir kulvarda ilerlediğini anlatan Güney, "Bir gün şöhretim biterse,TIR şoförlüğü yaparım" diyor.

 İŞTE ANLATTIKLARI

 Müzik yolculuğuna nasıl başladınız? Rafet El Roman ile nasıl tanıştınız, biraz anlatır mısınız?

Şu an 24 yaşındayım; 14 yaşına kadar Trabzon'da ve İstanbul'da yaşadım. 14 yaşından sonra ailece Londra'ya taşındık. 15 yaşında okula gittim ama adapte olamadım. Pazarlama bölümünü bitirip, iş hayatına atıldım. Kebapçılık, mal dağıtımcılığı yaptım. 20 yaşında şoförlük yapıp, sonrasında pazarlama müdürü oldum. Küçükken en büyük hayalim pilot olmaktı. Bir sene uçuş eğitimi aldım. Sonra onu da askıya aldım. 2005 yılında Rafet El Roman ile tanışmam da hayatımın dönüm noktası oldu.

HER ZAMAN AŞK VARDIR


 Peki 'Aşk-ı Virane'yi nasıl yazdınız?

Bir gün trendeyim... Sevgilimden yeni ayrılmış, aşk acısı çekiyordum. Hatta o insanla ünlü olduktan sonra da görüştüm ama olmadı. Kendisine gerçekten de teşekkür ediyorum. Eğer bana bunları yaşatmasaydı; bugünlere gelemezdim. 'Aşk-ı Virane'yi ben aşk acısı çekerken yazdım. Rafet de "Bu şarkıya düet yapalım" deyince; parçayı birlikte okuduk.

 Çok farklı bir ortamdan gelip, tanınmak nasıl bir duygu

Açıkcası bana getirdiği güzellikler beni mutlu etse de başta çok korktum. 'Aynı çizgide kalabilecek miyim?' veya 'Başarımı devam ettirebilecek miyim?' soruları beni çok ürküttü. İyi bir şarkı yaptık; bundan sonra yapacaklarım da onun gölgesinde kalmamalı, hep daha iyisini yapmalıydım diye düşündüm.

 Aşk hakkında ne düşünüyorsunuz

Aşk, insanın hayatında her zaman var. Bir kere olmaz. Aşk, her zaman ve her yerde var.

Yeni besteler yapmak için yeni bir aşka gerek var mı peki

Ben zaten çok duygusal bir yapıya sahibim. Çevremdeki herkesten Cabuk etkilenirim. Arkadaşlarımın aşkları bile bana ilham verir. Ama bana göre okkalı aşkı bir kere yaşamak bile yeter. Ben tipik bir aşk adamıyım.

ÇAPKINLIĞIN LİMİTİ OLMALI!

Çapkın mısınız?

Her erkek çapkındır ama limitini bilmek lazım. Yanında sevdiğin bir insan yoksa çapkınlık yapabilirsin. Ama sevdiğin bir insan varsa eğer, çapkınlık abartılmamalı...

Nasıl biriyle birlikte olmak istersiniz?
Dış görünümü önemli... Sonuçta dış görüntüsü sizi dışarıdaki güzelliklerden uzak tutar. Kişisel güzelliği de sizi bağlar. Karşı cinsin beni kendi becerileriyle etkilemesi lazım. Kendine has güzelliği, özelliği beni etkiler.

Evlilikle ilgili düşünceniz nedir?
Evliliğe çok sıcak bakıyorum. Ama asla benimle aynı meslekten biriyle evlenmem. Çünkü evlendikten sonra aile ortamı isterim. Dolayısıyla iki tarafın da sanatçı olması evliliği etkiler. Evleneceğim kadın sanatçı olmamalı. Bir eve bir sanatçı yeter! Sanatçı sevgilim olabilir ama karım olamaz! Boy boY Cocuk isterim. Çocuk sevdiğim için, bizimkilere 40 yaşından sonra çocuk yaptırdım.

 Şu an bir ilham kaynağınız var mı?
Eğer sorduğunuz kız arkadaşsa, yok! İki senedir de yok zaten...

 Hoşlanmadığınız ve değiştirmek istediğiniz bir özelliğiniz var mı?
İkizler burcuyum. Çok sakin ve rahatımdır ama birden patlayabilirim. Bu daha çok damarıma bastıklarında oluyor. Bunu değiştirmek isterdim. Gerçi eskisi gibi değilim. Yaş ilerledikçe olgunlaşıyorsunuz. Ayrıca çok düşünen biriyim. Bazen konuşurken bile düşünebiliyorum. Düşünmek kendinizle zaman geçirmektir. Bunu yapmak bazen güzel ama ucunu kaçırdığınızda yalnızlığa düşebilirsiniz
yusuf güney roportaj,yusuf guneyle röportaj,yusuf güney bilmedikleriniz,yusuf güneyin ünlü olma hikayesi,yusuf guney nasıl ünlü oldu,yusuf güney maceraları,yusuf güney macera öyküsü,yusuf güney,rafet elroman

KAYNAK:SABAH

YUSUF GÜNEY RÖPORTAJ 2

Kamyon şoförüydü Rafet El Roman’la düet yaptığı “Aşk-ı Virane” şarkısıyla ses getiren Yusuf Güney, kamyon şoförlüğünden müzisyenliğe uzanan öyküsünü Kelebek’e anlattı:

“Kebapçılık, baklavacılık ve kamyon şoförlüğü yaptım. Rafet’le tanışmam, hayatımın dönüm noktası oldu.”

Biraz yorgun görünüyorsunuz, albüm mü yordu sizi?

Albüm değil ama klip çok yordu. Londra’da çektik, yorucu geçti.

Londra’da pazarlama müdürlüğü gibi bir statüdeyken nasıl oldu da müziğe giriş yaptınız?

Ben bu konuda çok şanslıyım çünkü piyasada birçok insan iş yapamazken benim arkamda Rafet El Roman gibi büyük bir desteğim oldu. Maddi, manevi her konuda bana destek oldu. Benim aklımda müzik yoktu aslında. Her şey Rafet El Roman’la tanıştıktan sonra başladı.

İlginç bir tanışma hikâyeniz var, anlatır mısınız biraz?

5 Haziran 2005 tarihinde Rafet El Roman’ın, Londra’da konseri vardı. O gün aynı zamanda benim doğum günümdü. Bir şekilde yanına gittim ve müzikle ilgilendiğimi söyledim. Şu anda albümde olan 10. şarkı “Canımdın Sen”i okudum.

 Hep böyle beste yapıyor muydunuz? Müzikle ilgilenmiyordum dediniz ya az önce?

 Evet, öyle söyledim. Ben sırf Rafet El Roman’la tanışabilmek için beste yaptım. Küçüklüğümden beri onun hayranıydım. Şarkılarını hep ezbere bilirdim. Merak ediyordum nasıl bir insan diye, böylece tanıştım.

 Sonra ne oldu?

 Numarasını verdi bana. “10 tane demo hazırla sonra beni ara, buluşalım başlayalım” dedi. Pek inanmadım açıkçası, eve gittim. Bir yandan da iki-üç ay içerisinde diğer şarkıları yaptım. İstanbul’da buluştuk, dinlettim. 2005’in sonlarıydı çok beğendi ama amatör olduğum için "Geliştirmemiz lazım seni” dedi. Ufak ufak Londra’da sahne almaya başladım ve böylece müziğe giriş yaptım.

 Şu anda kaç yaşındasınız?
24.

21 yaşındayken pazarlama müdürü nasıl oldunuz?

Önce kamyon şoförüydüm çalıştığım şirkette. Ondan önce de
kebapçılık, baklavacılık yaptım.

 O zaman biraz daha başa dönelim, Londra’ya gidişiniz nasıl oldu ve çalışmaya nasıl başladınız?


14 yaşındayken Trabzon’dan çıkıp Londra’ya gittim. Babam orada çalışıyordu ve bizi yanına aldı. Okulu bırakmak zorunda kaldım ama İngiltere’de dışarıdan okudum. 16 yaşındayken iş hayatına başladım. İlk olarak kebapçıda başladım, sonra dayımın yanında baklavacıya girdim, barmenlik yaptım, güvenlik görevlisi oldum süper markette.
Son olarak da 20 yaşımdayken bir şirkette şoför olarak kamyonla mal taşıyordum. Beş-altı ay boyunca işi kaptım. Ufak tefek marketlerle çalışıyorduk. Ben ufak tefek marketlerle çalışmak yerine bir kaç tane büyük market bağlayayım daha çok kazanırız, ben de çok yorulmam diye düşündüm. Sonra izin günlerimde de aracı istedim ve büyük market avına çıktım. Böyle böyle şirketin kazancını ikiye katladım. Patronlar da bu başarıyı görünce eğitimini almadığım halde beni pazarlama müdürü yaptılar.

 Müzisyen olacağım deyince ne yaptı patronlarınız?

 Bir şey yapmadılar. Ben zaten hem işimi yapıp hem de bir yandan pilotluk kursuna gidiyordum. Bu yüzden hep alışkınlardı başka işlerle uğraşmama.

 Pilot musunuz?
 Şoförlüğe başlamadan önce pilotluğa başladım. Küçük uçaklarda 18 saatlik uçuş deneyimim var. Uçağı bayağı güzel kaldırıyorum, uçuruyorum, inişte biraz zorlanıyorum. Çünkü benim bindiğim uçaklarda radar olmadığı için kule ile irtibat halinde pisti buluyorsun bu da zor oluyor. Benim kafamdaki tek şey pilot olmaktı. Şu an müzikle uğraşmasaydım emin olun pilot olmuştum. Şimdi bu isteğimi biraz erteliyorum. Kısmet olursa ileride devam edeceğim.

ŞARKILARIMI BİR KİŞİYE YAZDIM

 Müzik haricinde bu kadar farklı noktalarda işler yapmış olmanız ilginç. Müzik konusunda yeteneğiniz de varmış üstelik, neden daha önce ortaya çıkmadı bu yönünüz, güvenmiyor muydunuz kendinize?

 Güvenmemek değil ama yapabileceğime inanmıyordum. “Ben o şaşalı yaşama giremem, yapamam” diyordum. Bakmayın şimdi böyle olduğuma ben çok utangaç bir insandım. Bir kişinin yanına gidip şarkı söyleyemezdim.

 Nasıl oldu da Rafet El Roman’ın yanına gidip şarkı söylediniz o zaman?

İşte birden hayatımda dönüm noktası oldu. Bir güven geldi bana.

 Neden hep “aşk acısı çeken adam” şarkılarınız var?

Çünkü aşk acısı çektik.

 Bu şarkıların hepsi bir kişiye mi yapıldı?

 Evet, bir kişi oldu.

 Peki, biliyor mu şarkıları ona yazdığınızı?

bazılarını biliyor

 Şu anda bir enstrüman çalıyor musunuz?

 Yok çalmıyorum. Daha önce uğraştığım tek müzik neydi biliyor musunuz? Nokia’nın eski 3310 telefonları vardı. Onlarda melodi yapma programı vardı. Ben kafadan, tuşları kullanarak melodi yapıyordum. Mesela Tarkan’ın “Kuzu Kuzu”su çıktığı anda ben onu telefonla melodiye çevirmiştim.

Nasıl yani sadece 3310 mu çalıyorsunuz?

 Evet, şaka bir yana sırf kulaktan çıkartıyordum. Bir de yakında gitar çalacağım. Onun dersini alacağım.

 Londra’dayken Rafet El Roman dışında tanışmak istediğiniz isimler oldu mu?

Sibel Can olsun, Sezen Aksu olsun onlarla tanışmak istemiştim; ama olmadı.

Aşk-ı Virane” şarkısıyla Rafet El Roman’a eşlik eden farklı bir ses olarak tanıdık Yusuf Güney’i. “Bir Sevda Masalı” adlı albümüyle artık şarkılarını tek başına söyleyen Güney’in ilginç bir hayat hikâyesi var. Londra’da 21 yaşındayken kamyon şoförlüğünden pazarlama müdürlüğüne yükselmiş. Hedefinde ise pilot olmak varmış. Şimdi müzik yolculuğuna çıkan Güney, “Aklımda müzik yoktu” diyor.
Önce ilgilenmedim, sesini duyunca...


KAYNAK: HÜRRİYET

yusuf güney hakkında bilmediklerimiz,yusuf güney kimdir,yusuf güney şarkıları,yusuf güney şarkıları dinle,yusuf güney videoları izle,yusf güney videoları seyret,yusuf güney nasıl ünlü oldu,yusuf güney ünlü olmasının hikayesi,yusuf güneyin telefonu,yusuf güneyin sevgilisi varmı,yusuf güneyin ailesi kimdir,yusuf nereli,yusuf güney kaç yaşında,yusuf güneyin boyu kaç yusuf güney ne sever,yusuf güney hangi yemek sever,yusuf güneyin aradığı krater nedir

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !